27 Eylül 2014 Cumartesi

#Etkinlik : Kore Filmi İzleme Etkinliği


 Etkinliği duyurmak için epey geciktim sayılır.Fakat etkinlik olana kadar hiç bir şey için geç değildir değil mi?^^

 Bu etkinlik nedir, hemen açıklık getireyim.Etkinliği herkesin Osaman olarak tanıdığı sevgili Bepu'muz Osman düzenledi.Etkinlik, şehir gözetmeksizin gerçekleşecek.Bu nasıl olacak diyorsanız; herkes bilgisayarında, TV'de; indirdiği yada internet aracılığı ile 'Kan Kardeşleri' isimli *Ki etkinlik sayfasında yapılan anket sonucu kararlaştırıldı* filmi izleyecek.Tabiki ramen eşliğinde...Bir de önemli nokta, herkes aynı anda bugün *27 eylül* akşam saat 9'da play tuşuna basacak.Böylece bir anda mesafeler sıfıra inecek.

 Bu arada etkinlik saatinde twitter için bir tag verilecek.Film ve etkinlik hakkında düşünceleriniz, yorumlarınızı paylaşabilirsiniz.Ben yine de etkinliğin sayfasını paylaşmak istiyorum; Kore Filmi İzleme Etkinliği.

 *Anket sonucu seçilen filmimize ulaşmak için;


*Konuda geçen ilgili link; Bepu.
*Edit* Osaman Twitter
Bir sonraki postlarda görüşmek üzere.


23 Eylül 2014 Salı

Son zamanlarda dramalarda neler oluyor? #11


 Ah şu ara bir değişiklik olsun diye Türk dizilerine el atayım dedim.Normal olarak içinden çıkamadım. :)) Zira geçen yıl arşivlediğim Suskunlar dizisini izlemeye başladım.Normalde bir haftada 3-4 drama bitirirken, bu kez bir haftada sadece bir dizi izleyebildim.Suskunlar tüm haftamı esir aldı.Birde şunu keşfettim;  *yazmaya üşendi, caps aldı*


Ama gerçekten böyle düşünüyorum.Yeni bölüm için bir hafta beklediğimizden dizinin-dramanın heyecanı kaçıyordu.Fakat pc'ye arşivleyince ardı ardına izleyip merakımızı gideriyoruz.Yani bunun sayesinde aslında her ne kadar versiyon da olsa Türk dizilerininde güzel olduğunu farkettim.Yani konuyu işleyiş tarzımızı seviyorum.Tabi bunu her zaman söyleyemiycem zira bir çok versiyon dizimiz oldu.Bunlara başka posttada değinicem.Ama şimdi yeni dramalardan bahsetmek istiyorum.Kaldı ki K-dramalar yine altın bir çağ yılına girdi.Bu sezon yine güzel dramalar var :))

Joseon Gunman: Harikanında ötesi bir dramaydı.İzleyiciler o kadar sevdi ki, bir hafta daha uzattılar dramayı.Lee Jong Ki gibi bir cevher varken dramada daha fazla söze gerek yok çabuk gidin ve izleyin :D

Fated To Love You: Bir önceki postumda yazdıklarımı geri almayacağım fakat yaklaşık 2-3 hafta boyunca gerçekten sıkmışlardı.Neyseki toparladılar.Ama hala orjinalini tavsiye ediyorum.Lee Gun gibi kahkaha atan bir rol yok ama olsun. ^^ İzlemeye değer bir drama.

Discovery of Romance: Seul Gi'nin bu yıl her dramada rol almasına şaşkınlığımın arttırdığı bir drama.Kız sanki çok normalmiş gibi dramalarda yarı zamanlı olarak çalışıyor.Hobisi olmalı :) Her neyse dramaya dönüyorum.Şu ara drama çok iyi gidiyor.Tamda I Need Romance 4 olmaya aday ama işte oyuncular zaten o seride oynadıkları için bence ismi değiştirdiler.Ben bu dramanın adını INR4 ilan edebilir miyim ya?Çok istiyom.İzlemenizi %85 oranında önereceğim bir drama^^

The Three Musketeers: Her hafta bir bölüm olması ve 12 gibi bölüm sayısına sahip olan dramaya ben bayıldım.Aksiyon biraz daha ağır bassada içinde aşkta yer alıyor.Zira şu ara prensin ilk kraliçe adayının başına ne geldiğini o kadar merak ediyorum ki.Keşke final verseydi öyle izleseydim dediğim çok zaman oldu.Zaten başroldeki adamlar, bilirsiniz izleme isteğimin oranını daha da arttırıyorlar.İzleyin diyebileceğim dramalardan.^^

Surplus Princess/The Mermaid: Geçen seferki postta ne dediysem hepsi tuttu!Hahah.Dramada haftaya aşk başlayacak.Yaşasın.Çünkü evinde kaldığı oğlanlardan birisi kıza karşı birşeyler hissetmeye başladı.Ve o şapşal suratlı çocuğu çok sevdim ben.Song Jae Rim'in rolündeki çocuğa da çok üzülüyom ama yapacak bir şey yok.Çerezlik bir drama açıkçası ama eğlenceli.Biraz başlarda sıkılabilirsiniz.Ama dediğim gibi, her Kore dramasının yaklaşık ilk 2 bölümü sıkıcıdır.Atlatırsanız, devamı gelecektir.^^

Temptation: Final bölümünü geçenlerde izledim.Olağan, sıradan bir intikam dizisi diyebilirim.Sakin geçti.Zira başroldeki kızımız hastalığa falan yakalanıyordu.Çok önerebileceğim bir drama değil.Ama izleyelim mi derseniz; izleyin canım başroller gayet iyi iş çıkardı:D

My Secret Hotel: Yoo In Na'nın oyunculuğunu geliştirdiğini söylemiştim.Gerçekten öyle olmuş.Ayrıca bu kadının mimiklerine bayılıyorum.Çok güzel ilerleyen dramalardan birisi.Adı gibi hotelde saklanan sırlar, işlenen cinayetler...Aynı anda hem romantik hemde gizemli bir drama daha önce rastladım mı hatırlamıyorum ama bu drama ikisini de ilerletmeyi çok iyi biliyor.Kesin izleyin derim :)

Reset: Çok gizemli bir drama.Her bölüm başroldeki adamımızın hafızasındaki eksiklikler tamamlanıyor.Zira yaşadığı kötü bir olay sonrası zihnini mühürlemiş.Başrol adamımız suçluları hipnoz ile itirafa teşvik eden bir savcımız.Fakat finale kadar geçmişte yaşanılanları öğrenebilecek miyiz bilmiyorum.Ayrıca başroldeki adam çok karizmatik.Hihih.Bunu da demeden geçmicem işte.

Plus Nine Boy: Açıkçası yayınlanacak bölüm sayısı hakkında şüpheliyim.Bana aile draması gibi gelmişti fakat bir yerde 16 bölüm olduğu yazıyor.Bölüm sayısı uzun çıkacak diye çok korktuğumda izlemedim.Ama bu hafta içerisinde kesinlikle izlemeliyim zira Young Kwang'ın cazibesine karşı koyamıyorum.

My Lovely Girl: Afişi benim attığım posttan sonra yayınlanmış.Hemen sizlerle de paylaşıyım:


 Zaten başrollerin hepsini ayırt etmezdim, severdim ama bu dramayla daha fazla sevdim.Rain ve Krystal'in arasındaki yaş farkı evet belli oluyor ama neden yadırgamadım anlamadım.Aksine çok hoş bir çift olmuşlar.Myungso yine aynı Myungso.Kaba bir rolü var ama hakkından gelmiş.Çocuğu her dramada farklı karakterlerde görmek erimeme sebep oluyor.Saçlarını özellikle beğendim.ihihi. Kesinlikle izleyin diyeceğim standart, hoş, romantik komedi bir drama.

Şimdi, yakında yayınlanacaklar ve hali hazırda yeni başlamış dramalardan bahsetmemi ister misiniz?Tabi istersiniz.Açıkçası en çok okunan post kategorim bu post^^ Hadi, başlayalım!

Başrollerinde Loving You, Scent of A Woman, Wild Romance dramalarından, The Perfect Couple, Heartbreak Library gibi filmlerden tanıdığım Lee Dong Wook; When A Man Loves dramasından, My Little Bride, Hindsight filmlerinden tanıdığım Shin Se Kyung'un olduğu 20 bölümlük drama Blade Man:


 Adından da anlaşıldığı üzere, fantastik bir drama.Geçmişte yaşadığı kalp kırıklığı nedeniyle acımasız bir adam olan Joo Hong Bin ve ona çeşitli konularda yardım etmeye çalışan Son Se Dong'un hikayesini anlatacak olan bir drama.Gelelim dramanın fantastik kısmına; Hong Bin öfkelendiği zaman yağmur yağar ve şimşekler çakar.Çok değil, azıcık geçmişe gidelim; 2010.2010 yılında yağmur yağdığında Gumiho'nun üzgün olduğunu ve ağladığını biliyorduk.Şimdi.2014; Hong Bin'i biri yine öfkelendirmiş! Hahaha.
 Tabi Hong Bin öfkelendiğinde sadece yağmur yağmıyor.Ayrıca bedeninden bıçaklar fırlıyor.Dramanın izlediğim bir kaç bölümüne bakılırsa, başrolümüzde hala bir Blade Man olduğunu bilmiyor.Peki öğrenecek mi, geçmişteki kayıpları geri gelecek mi, en önemlisi sevdiği kadının kokusunu benzettiği Se Dong'a karşı iyi olacak mı?Birde şu sahnede gülmekten öldüm; *Se Dong sunbaesi olduğunu öğrenene kadar çocuğa yapmadığı kabalık kalmadı.hahha.*


Dramayı sevip sevmeyeceğinize karar verebilirseniz, hemen şuraya trailerını ekliyorum;


 Başrollerinde Loving You dramasından tanıdığım Kam Woo Sung, Unstopable Marriage, Oh!My Lady, Gentleman's Diginity, Dating Agency: Cyrano dramalarından tanıdığım GG üyesi Soo Young'ın olduğu 20 bölümlük drama The Spring Day Of My Life:


 Dramamızın konusuna gelirsek; ki bana acayip dram gibi geldi ama tam olarak izlemeden ne olduğunu bilemiycem.Kang Dong Ha, karısını bir kazada kaybetmiştir ve iki çocuğunu artık kendisi büyütüyordur.Lee Bom Yi ise kalp nakli için bir operasyon geçirir.Ve evet tahmin edin kimin kalbini alıyor?Tabi ki Kang Dong Ha'nın vefat eden karısının kalbini.Daha sonra, Bom Yi, kalbini veren kişi için hayatını iyi yaşamaya çalışıyor.Tabi tesadüfler, kader çizgisi derken tahminimce göğüs kafesinde öylece atan kalbi, operasyonla kendisine nakil edilen kalbin sahinin kocası için atacak...Hali hazırda bir kaç bölümü yayınlanan dramaya başlamamak için kendimi zor tutuyorum.Zira dram içeren dramaları arşive alıp bir çırpıda izlemeyi seviyorum.Ne dersiniz, dayanabilir miyim?Buraya da bu dramanın trailerını ekliyorum ki bir fikriniz olsun drama hakkında.


Başrollerini The Berlin File, My Paparotti gibi filmlerden tanıdığım Han Suk Kyu'nun ve Maryying the Mafia 3,The Influence,  Finding Mr Destiny,  Architecture 101, My Paparotti filmlerinden tanıdığım Lee Je Hoo'un paylaştığı 24 bölümlük tarihi drama Secret Door:


Konusu ise çok basit.Sado Seja  ölümünü kuşatan sırları hakkında bir drama.Je Hoon'un oyunculuğunu severim.Afişi bile içimde izleme isteği uyandırıyor.Fakat şu aralar tarihi drama kusacak gibi olduğumdan vazgeçtim.Bir süre elimi sürmeyeceğim tarihi dramalara.


 Başrollerinde; Red Candy, Coffee House, The Innocent Man dramalarından, The Scent filminden tanıdığım Park Si Yeon; 49 Days, Secret Love, Secret Love *KARA* dramalarından, Goodbye Mom, Fly High, 26 Years filmlerinden tanıdığım Bae Soo Bin ve My Girlfriend Gumiho, Full House 2, Monster, Blade and Petal, God's Gift dramalarından tanıdığım No Min Woo'nun olduğu 16 bölümlük drama The Greatest Marriage:


   Konusu ise; diğer kadınlar tarafından takdir edilen spiker ve bir anne olan Cha Gi Young'ın hayatını konu alacak.Tabi ortada bir kadın olurda aşk ve aşk üçgeni olmaz mı?Cha Eun Jo ve Park Tae Yeon başrol kadınımız için oluşturulması gereken aşk üçgeninde yer alacak.Park Si Yeon'u açıkça Coffee House zamanından beri sevmiyorum.Bu sevmemezlik Innocent Man dramasında da devam etti.Eğer bu rolde iyi olacakda çok şaşırıcam.Sürekli, seksi, ihtiraslı birileriyle eşini aldatan bir tip oynadı.Bu rol kadının üzerine yapışmıştı.Fakat evlendi ya sanırım bundan sonra rolleri biraz daha yumuşayacak.


 Başrollerini, Gaksital, 7th Grade Civil Servant, Good Doctor dramalarından, Special Investagation Unit, Steal My Heart filmlerinden tanıdığım yıldızı bir anda parlayan Joo Won; Bad Guy dramasından ve Sunny, Romantic Haeven, filmlerinden tanıdığım Shim Eun Kyung'un paylaştığı Naeil's Cantabile:


 Orjinal hikayesi Japon mangasına ait olan dramanın kaç bölüm yayınlanacağına dair bir bilgim yok.Fakat Orjinalini izledim.Gayet eğlenceliydi.Başrol adamın kibri, başrol kızın yüzsüzlüğü...Sevimli bir dramaydı.Kore'nin artık yaptığı versiyonların orjinalini hemen hemen geride bıraktığını biliyoruz.Bunun bir çok nedeni oyuncuların sağlam olması.Zira bu dramadada Joo Won gibi bir oyuncu rol alacaksa...Dramaya dair büyük umutlarım var.Umarım bu düşüncemde yanılmam.

 Uzatmadan konusuna geleyim değil mi?
 Başrol adamımızın en büyük hayali bir orkestra şefi olmaktır.Harika bir piano öğrencisidir.Fakat bir gün sadece en iyilere öğrentmenlik yapan öğretmeniyle bir konuda ters düşer.Öğretmeni ise onu cezalandırmak için daha alt seviyede bir öğrencinin öğretmeni yapar.Bu öğrencide başrol kızımızdır.Hani derler ya sabrı denemek diye...İşte tamda bu kızımız böyle bir kız.Ama bu dramanın konusu bana Playfull Kiss'i hatırlatıyor.Teaser çıkmamış daha ama.:(

 Başrollerinde; U R Beautiful, My Girlfriend is Gumiho, Bride of Century dramalarından, Noriko goes to Seoul filminden tanıdığım FTIsland üyesi Lee Hong Ki; Flover Boy Ramyun Shop, Grandpas Over Flowers dramasından tanıdığım Park Min Woo, Paradise Ranch, The King To Hears, Reply 94-97, Shark dramlarından tanıdığım Lee Si Un; Adolescence Medley dramasından tanıdığım Kwak Dong Yeon'un olduğu 20 bölümlük drama Modern Farmer:


 Drama Min Ki, Kang Hyuk, Han Chul, Ki Joon'un üyesi olduğu Excellent Soul isimli rock boybandın kaçış için ve akıllarını toplamak için kırsala yerleşmesini ve hayallerini, aşklarını, arkadaşlıklarını konu alacak.Merakla bölümlerin yayınlanmasını bekliyorum.Zira Bride of Century'de oyunculuğunu geliştirdiğini kanıtlayan Hong Ki olacak.^^

 Şimdi afişi, teaserı yada oynayacak castın kesinleşmediği dramalardan bahsedicem.

Liar Game: Jung Yi, Goddess of Fire, Angel Eyes dramalarından tanıdığım Lee Sang Yoon; Boys Over Flowers dramalarından tanıdığım Kim So Eun ve Man From The Stars, Trot Lovers dramalarından, All For Love, The Worst Guy Ever, Finding Mr Destiny filmlerinden tanıdığım Shin Sung Rok'un başrollerinde olduğu 10 bölümlük mini drama.
 Dürüst bir öğrenci olan başrolümüz, bir gün bir kutu üzerinde Liar Game  katılması için  seçildiği bir kart bulur.Tabi herşeyin başlangıcı bu olur.10 bölüm içerisinde başrolümüzün başına gelmeyen kalışını izlicez sanırım.Hihih.Orjinali bir Japon dizisi tabiki.2007 yılında yayınlanmış bu drama.Bakalım versiyonunu nasıl yapacaklar...

Valid Love: Başrollerinde; 7th Grade Civil Servant, Blade and Petal dramalarından, Sunny, Cyrano Agency, Special Investigation Unit, Never Ending Story, Architecture 101, Top Star filmlerinden tanıdığım Uhm Tae Woong; Boys Over Flovers, Playfull Kiss, Wild Romance, Golden Cross dramalarından Couples, Killer Toon filmlerinden tanıdığım Lee Si Young; Shark dramasından, Runway Cop filminden tanıdığım Lee Soo Hyuk'un; I Need Romance, Dream High2, ER Couple dramalarından, Love in Magic filmlerinden tanıdığım Choi Yeo Jin'in olduğu dramanın konusu; 
  Hee Tae, bir lisede biyoloji öğretmeni olarak çalışmaktadır ve lisede öğrencilerinden biri olan gelecekteki eşi Il Ri ile bir araya gelir.Hee Tae, tipik evliliğinde günlerini geçirirken araştırmacı olarak hayatına devam etmektedir.Bir gün, karısının bir marangoz ile ilişkisi olduğunu öğrenir.Öfkesine rağmen karısından vazgeçmek istemeyecektir. Bizde sanırım bu akışı izleyeceğiz.Biraz tek düze bir drama olacak gibi.Fakat izlemeye başlayınca fikrimiz değişebilir.

Bu postta bu kadarlık olsun.Devamında görüşmek üzere.


22 Eylül 2014 Pazartesi

#Etkinlik : 2nd International Food Event


  Yine bir içten doğaçlama 'Hadi kalk gidelim ya' etkinliği ile karşınızdayım. :) Açıkçası az önceki cümlede dediğim gibi oldu.Bir kaç gün önce facebookta davet edildiğim etkinliklere bakarken kendimi bir anda yakında olacak İzmir etkinliklerinde buldum.Daha sonra 20 Eylül'de gerçekleşecek olan '' 2nd International Food Event '' etkinliği ile karşı karşıya geldim.Etkinlik sayfası olduğu gibi İngilizce olunca vazgeçmiştim ama tabiki kenara yıldızlayıp allayıp pullayıp sık kullanılanlara eklemekten kendimi alamadım.

2nd International Food Event *fb etkinlik sayfası*

 Etkinlik sayfasıyla karşı karşıya geldiğimin ertesi günü, İzmir'de YGS'ye hazırlanmak için gittiğim dershaneden arkadaşımla facebook üzerinden konuşmaya başladık. *Konuşmaya başlama konumuzu sizlerle daha sonra paylaşacağım.Açıkçası İzmirli K-Pop dans severlere harika bir haberim var.Fakat haber kesinlik kazanmadan post atıp, yayıp, herkesi boşuna heveslendirmek istemiyorum.Neyse.*Onunla en son MUBANK in Istanbul öncesi MBLAQ hakkında konuşmuştuk.Kfanlığının çok ilerlediğini bilmiyordum.Laf arasında etkinlikten bahsettim ama sayfanın İngilizce olduğundan da bahsettim.Derken bir oldu bitti ile gitmeye karar verdik.Şaka gibiydi.Zaten birbirimizi uzun zamandır görmemenin heyecanı varken birde etkinlikte yabancı kişileri göreceğimiz için heyecanlanmıştık.

 Etkinliğe gelicek olursak; her ülke temsilcisi geleneksel tatlarıyla bir stand açacak ve elde edilen gelir engelli çocuklar için kullanılacaktı.Birde sanırım yemeklerin tatları ile ilgili bir yarışma yaptılar, fakat detay bilmediğim için yanlış bilgilendirmek istemiyorum.

 Ertesi gün Alsancak garının önünde buluştuk ve caddenin köşesinde bulunan St. John Angelina Kilisesindeki etkinliğe doğru gittik.Kilisenin kapısına kadar geldik ama herkes İngilizce konuşuyordu.Gözümüz korktu.Zira ben İngilizce konuşamıyorum.Anlıyorum, yazı olarak çeviri de yapabilirim ama konuşmam çok zayıf.Yanımdaki arkadaşım İngilizce kursuna gitti ama heyecandan hani olur ya beyin kendine format attı. :))
Derken kendimizi bir anda kilisenin kapısından girerken bulduk.Tam Türkçe bilen var mı diye sormaya hazırlanıyorduk ki 'Hoşgeldiniz' denildi bize.Arkadaşımla suratımızdaki ifadeyi görmeniz lazımdı.Sanırsınız çöldeydikte vaha bulduk. :)) Sonra görevlilerden birisi 'Türkçe konuşan mı arıyordunuz?Farkettim ben sizi.' dedi.Güldük.

 Giriş için adımızı soyadımızı yazılar ve 10 TL gibi bir ücret ödedik, bize karşılığında 5 adet kupon verdiler.Her biri 1 TL değerindeydi.İçeride kupon gerekirse tekrar satın alabileceğimizden bahsettiler.Birde sanki benim geleceğimi biliyorlarmış gibi girişte YEŞİL bir kalem hediye ettiler.*Oha dedim ki umarım bunu içimden demişimdir kimse tepki vermemişti ama :D *

 Ayrıca kapıda öğrendik ki, Kore bu yıl yokmuş. :( Kore temsilcisi irtibata geçmediği için Japonya için etkinliğe katıldık.

 Kilise girişinden sonra mutfağın tarafındaki bahçeye ulaştık.Kocaman beyaz bir pankart asmışlar.Üzerinde neredeyse her dilde 'Hoşgeldiniz' yazıyordu.İşte böyle;


 İçeri girdiğimde şöyle bir gezelim diyordum ki Çin'in standını gördük.Neredeyse hiç bir şey kalmadı desek yeridir.Zira biz etkinlik saatinin başlangıcından bir saat sonra gelmiştik.Standda sadece acılı taze fasülye vardı.Tabi bu Türkçesi. :) Acı bana dokunduğu için alamadım.Ayrıca temsilcilerin çoğu Türkçe biliyordu.^^ Çin'in temsilcileriyle bir fotoğraf çekilelim dedik sonra.Bizi kırmadılar, sevindik. :) 


  Tabi diğer ülkeleri görmezden gelip Japonya diye ağlandığımız saniyelere geçiş yaptık :) Bahçeye yakın bir standda Japonya temsilcisi Kumi abla ile tanıştık.Türkçesi çok sevimliydi.Eşi ile beraber o kadar naziktiler ki.Yüzlerinden bir an olsun gülümseme silinmedi.Fakat biz biraz geç kaldığımız için Japonya standında da hiç birşey kalmamıştı.Kumi ablaya kapıdan sadece Japonya için geri dönmediğimizi söyledik ve üzüldüğümüzü belirttik.Üzüntümüzü gerçekten hissetmiş olacak ki bize iki adet cüzdan uzattı.Normalde teşhir için konulduğunu biliyordum o cüzdanlara.Tam konuşmak için ağzımı açacaktım ki Kumi abla bu cüzdanların annesinin elinden çıktığını ve bize hediye ettiğini söyledi.El yapımı cüzdanlar gerçekten çok zariflerdi.Kumi abla ile fotoğraf çekinmek istediğimizi söylediğimizde güler yüzle olur dedi ve eşi de beraber bir fotoğrafımızı aldı.İşte zarif Kumi abla ve bize hediye ettiği cüzdanlar.


Japonya standından sonra yetkililer konuşma yapmak için bahçeye çıktı.Herkes hemen hemen oradaydı. *Kumi ablayı da orada görebilirsiniz.Kore bayrağının orada fotoğraf çekilecektik ki, kalabalığı görünce vazgeçmek zorunda kaldık :( * Baş şef sanırım üzerinde böyle beyaz bir şey vardı.Neyse.Konuşma yaparken *İngilizcem yettiği kadarıyla* günün birincisini ilan etti.Finlandiya'nın salatası birinci olmuş.Alkışladık falan derken sıcaktan dolayı içeri geçmek zorunda kaldık.


 İçeri girdiğimize ilk başta 'Türkçe konuşan mı arıyordunuz?'diyen çocuk bizi bulunca dürttü.:D Yanımıza başka bir kız sürükledi ve 'Bu arkadaşta yedi yirmi dört dizi falan izliyor.' dedi ve kaynaşmamıza vesile oldu.:) Yanımdaki arkadaşıma da yüzü çok tanıdık gelmişti.Kendisine de domuz eti konusunda danıştık.Almanya'nın masasında domuz eti olabileceğinden bahsetti.Ama iyi ki tanıştık.Günümüze renk kattı.

 Biz Çin ve Japonya standında ve bahçede vakit geçirirken açıkçası saniyeler içinde masalardaki yemekler bitmişti.El mahkum bizde önümüze gelen ilk standda göz gezdirdik ve bademli kek *Daha çok turta gibi birşey* şeftalili soğuk içecek aldık ve bahçede takılmaya başladık.Birde masalarda bakın böyle bir harita bırakmışlar.Üzerinde etkinliğe dahil olan ülkeleri göstermişler.


 Bahçede kendimize gölge yer edinmişken bu aradada hem laflıyor hemde bir gözümüz kapıda acaba Koreli gelir mi ya kafasında dikiliyoduk.Derken arkadaşım sence bunlar Koreli mi bi baksana dedi.Bende kapıda kupon alan kişileri arkalarından gördüm.Arkadaşıma döndüm.Şu ikisi Koreli ama diğerleri Çinli olabilir dedim.Laflamaya devam ettik.sonra arkadaşım geliyorlar, ben konuşma başlatıcam dedi.Bir anda gelenleri durdurup konuya girdi.O kadar heyecanlıydı ki ben ordan öylece onu izledim:D Çocuk bahsettiğim kızları gösterip Korean dedi.Arkadaşımla göz göze gelip kahkaha attık.Artık Korelileri sırtından bile tanıdığım için içimden kendimi alkışladım. :D

 Nasıl olduğunu anlamadan mail adresi diye kıvranan arkadaşım için kendimi Koreli kızlara 'Can you give ur mail adress?' derken buldum.Ama o kadar sıcak kanlılardı ki.Çok doğal, bol kahkahalı, bol yarı İngilizce, Türkçe, tarzanca ile kısa bir konuşma geçti aramızda.Anlaşabildik mi, evet anlaştık.Birer fotoğraf çekildik.Koreli kızlardan birisi de yanımızdaki Çinli arkadaştan rica etti o da kızlar olarak bizim fotoğrafımızı çekti.


 Arkadaşımla biz daha sonra ayrılırken hepsi bahçede toplaşıp bir koltuğa dizilmişlerdi.El sallayarak ayrıldık yanlarından.Daha sonra eve gittiğimizde etkinlik sayfasından ve mail adreslerimiz sayesinde facebookta ekleştik, yavaş yavaş tanışmaya başladık.Bu arada fotoğrafta sap gibi durmuşum ama Uzak Doğulular dokunmayı sevmiyorlar ki yakınlaşayım.Birde üstüne yanımdaki çocuk bana baya yaklaşınca biraz şaşkınlıkla kötü baktım heralde kolları attı arkaya.Kıyamam.Arkadaşım öyle yapmak istememiştim ama sende neden çok akıcı İngilizce konuşuyosun anlamıyom yani.Beni ezikledin resmen.Oh olsun.kkk

 İşte bir etkinlik günümüzde böyle geçti.Umarım devamı gelir.
Bir sonraki postta görüşmek üzere. :)

21 Eylül 2014 Pazar

#Etkinlik : K-World Dergisi İzmir buluşması 1,2,3


 Uzun zamandır üşendiğim bir post bu açıkçası.Fakat duyurmak ve etkinlikleri ağız tadıyla yapmak için yazmam gerektiğini hissettim bu postu.

 Öncelikle, K-World nedir onu açıklayayım.Kore'yi tüm yönleriyle bize tanıtan iyi bir dergi.Posterler, kültür, K-pop içeren Kore-Türkiye ortak yapım bir dergi.Ayrıca ünlülerle röportaj bile yapıyor.Zira şu ara 3. sayı yani MEGA sayı için sabırsızlıkla bekliyorum. :)

 Efendim.Kfanların böyle sağlam bir dergisi olurda, Türkiye'deki şehirlerde temsilcileri olmaz mı?Olur.Hemde harika olur.İzmir'de de temsilcimiz önderliğinde etkinlikler düzenleniyor.

#Etkinlik 1
Bizim *Bizim *diyorum ama ben onlara sonradan dahil oldum, kısacası benim ilk etkinliğimdi* ilk etkinliğimiz; piknik etkinliği idi.

 24 Haziran'da hep birlikte sözleştik ve Bayraklı sahilde buluştuk.Öncelikli olarak tanıştık ve kaynaştık.
Tanıştıktan sonra yavaş yavaş hepimizin sevdiği şarkıcılar, izlediği dramalar, filmler ortaya çıktı.Sonra ortak yönlerimizi tekrar keşfettik.Onlara katılırken açıkçası kafamda soru işaretleri vardı.Acaba beni dışlarlar mı sonradan katıldım aralarına diye, zaman akıp gider mi tarzında sorular  vardı.Fakat, hiç birine değmedi.Boşuna kendime sorular sormuşum.Zira zaman su gibi akıp gitmekle kalmamış, daha fazla kalmak istemiştim onlarla.Birde hatıra fotoğrafı çekilelim dedik, denizi arkamıza alıp;


Fotoğrafımı yada beni daha önce görmeyenler tahmin edebilir mi ben hangisiyim?:)) *Çok basit*


Birde EXO Hayat Ağacı yapalım dedik ama bizimkisi hayat ağacından daha çok dönerken birbirine düğümlenen semazenlere benzedi.Hahah çok gülüyorum bu fotoğrafa ama çokta seviyorum.Çünkü ben EXO Hayat Ağacı'nda Kris rolünü oynuyordum.
*Beni şimdi tahmin edebildiniz mi?hahha lol*


Ne iştah açıcı şeyler paylaşmışız birbirimizle şimdi anladım.Sadece yemek değildi iştah açıcı olan şeyler bence...


#Etkinlik 2
İkinci etkinliğimiz 10 Temmuz Konak Pier'de Burger King'de iftar yemeği oldu.İlk etkinliğe göre ikinci etkinlik biraz daha sakindi.2-3 arkadaşımız daha katılmıştı aramıza.İftar yemeğimizden sonra Konak sahilinde yürüyerek son olan olaylardan bahsetmiştik.

#Etkinlik 3
İkinci etkinlikten sonra çok olacağımı umudunu taşımamıştık zira okullar açılacaktı fakat 3 kişi olmayı da beklememiştik.Buluştuktan sonra yaklaşık bir saat diğer arkadaşları bekledik.Sonra dedik, hadi gidelim burdan.Yani etkinliği bitirmedik tabi, üç kişi olmamız moralimizi bozamazdı çünkü yine konuşacak çok şey biriktirmiştik...


Bu arada İzmir'de BİSİM çılgınlığını bilmeyen İzmirli yoktur sanırım.*İzmir'e gelecek olanlara ve bilmeyen İzmirlilere anlatıyım o halde.* Efendim şimdi, Konak vapur iskelesine giderek bir BİSİM kart edinebilirsiniz.İçerisine kentkart *İzmir'in akbili kkk* gibi dolum yapılabiliyor.Daha sonra BİSİM istasyonlarından kartınız aracılığı ile bisiklet kiralayabiliyorsunuz.İlk saat 2 TL, diğer saatlerde +1 TL olarak ücretlendirme yapılıyor.Bisikleti teslim ettiğinizde ücret kartınızdan kesiliyor.

İşte bizde bu bisikletlerden K-World İzmir temsilcimiz sayesinde üç adet kiraladık ve bisikletlerimizi Bayraklı Meles Deltasına sürdük.Bisiklet yolunda yavaş yavaş gitmek çok eğlenceliydi. *Fakat güneş yüzünden sandaletlerimin izlerinin ayaklarımda çıkması pek hoş olmadı kkk*

 Yerleştikten sonra K-Pop, K-drama, k-movie ve K-world konuları yanısıra etkinliklerden ve gündemlerden bahsettik.Tabiki olmazsa olmazlarımızda vardı.İşte şunlar gibi;


 Olmazsa olmazlarımızdan kule bile yaptık.ehehe. 



Afiyetle yedik.Bu fotoğrafları bu postla kısa kısa paylaştım çünkü etkinliklere gelmeyenler onlar orda napıyor acaba diye düşünebilirlerdi.Açıkçası birde gruplarda kişi sayısı fazla olmasına rağmen etkinliklere katılma oranı çok düşük.Diğer fanların etkinliklere katılımını artırmak istiyorum.Bu postlar hep ondan. :)

 Bir kaç konuya değinmek istiyorum.'' İzmir'de neden küçük etkinlikler oluyor?Hani ünlüler?Hani imza etkinlikleri? '' diye soruyorsunuz ya genşler...İşte siz hiçbir etkinliğe katılm göstermezseniz yetkililer böyle büyük bir etkinlik yaptığında sizlerin katılım göstereceğinizden nasıl emin olsun?Karşılıklı güven olmadan bazı işler yürümüyor ya işte bu tarz etkinlikler içinde bu dahil.Lütfen küçükte olsa etkinliklere katılın ve büyük etkinlikler için sabırlı olun.Tabiki temsilcilerin aklında daha fazla etkinlik var.Ama bunları gerçekleştirmek için koşmadan önce adım atmanın öğrenilmesi gerekiyor.Her birinizin ne demek istediğimi anladığınızı düşünüyorum.

 Lütfen bulunduğunuz ilin K-World Temsilciliğine ait gruplara ulaşın ve etkinliklerden haberdar olun.

 Birde etkinliklerden haberdar olamıyorum, etkinlik fotoğrafları paylaşılıyor mu, aklımda çok soru var nasıl alabilirim bunların cevaplarını diye endişelenirseniz şimdi sizlerle hemen hemen gerekli tüm linkleri paylaşacağım.


Bu postlukta bu kadar arkadaşlar.Umarım bu tarz etkinliklere katılım gösterirsiniz.Açıkçası ben elimden geldiğince daha fazla Kfan tanımak ve daha fazla şey paylaşmak isterim.Farklı şehirlerde de olsak benimle iletişime geçebilirsiniz.Her konuda *bilgim olduğu sürece* sizlere yardım etmek isterim.


20 Eylül 2014 Cumartesi

Drama Dedikoduları #7


 Ardı ardına gelen üzücü haberlerden sonra sıkıntımızın azda olması geçmesi için bu postu şu ara yayınlayayım diye düşündüm.Bugün, Marry Stayed Out All Night, Dream High ve Manny dramasından bahsedeceğim.

 Başrollerinde daha önce Love Me Not, Innocent Steps, My Little Bride filmlerinde izlediğim Moon Geun Young; You Are Beautiful dramasında, Baby and Me filminde izlediğim Jang Keun Suk ve Bad Guy, Coffe Prince dramalarında izlediğim Kim Jae Wook olan 16 bölümlük 2010 yapımı drama diğer adı ile Mary Me Mary:



 Wi Mae Ri, borç batağının içince yüzen bir babanın kızıdır.Bir gün, ufak bir araba kazası sayesinde Kang Mo Kyul isimli bir müzisyenle yolları kesişir.Mo Kyul ile arkadaşlığı ilerlerken, kızımızın babasının borçlarını ödeyen bir arkadaş peydah olmuştur.Babasının arkadaşı, babasının borçları karşılığında oğlu Byun Jung In ile evlenmesini ister.Mae Ri evlenmek istemediği için yeni arkadaşı Mo Kyul ile sahte evlilik anlaşması yapar.Fakat işler başka bir boyuta dönüştüğünde yeni bir aşk üçgeni doğar...

 Açıkçası JKS'yi YAB dramasında izlediğim için bu dramaya başladım.Tabiki Bad Guy dramasında Ji Wook'unda olması etkiledi.Fakat gel gelelim ki başroldeki kızımız Moon Geun Young'ın dramalarını bir türlü sevemedim.Nedense filmlerini severek izliyorum ama dramaları kalbimi sıkıştırıyor.O derece.Sanki dramalarını başka, filmlerini başka biri oynuyor.Bende bir alemim ama işte:D

 Çerezlik bir drama diyebilirim.Zira beni çok derinden etkileyen bir drama olmadı.İzlemek isteyenler için önerir miyim?Tabiki.Bazı sahneleri ve repliklerini gerçekten sevdim.

 Tabiki dramanın sevdiğim, hoşuma giden OST'u:
Han SeungYeon-Super Star

Ve akılda kalan sahneler... :)








 Marry Me Marry Online İzle

 Tüm oyuncuları ile ilk kez tanıştığım nadir dramalardan birisi; 16 bölümlük 2010 yapımı Dream High.
 Bu drama sayesinde; Kim Soo Hyun, Suzy, TaecYeon, WooYoung, Eun Jung, IU ile tanıştım.


  Konumuz çok basit.Bir grup öğrencinin, bir sanat okulunda yaşadıkları anlatılıyor.Tabiki karşılaştıkları zorlukların yanında gönül işleri de işleniyor dramada:D Hepsiyle bu dramada tanıştım fakat gerçek hayatta hepsinin hayranıyım.Bilmeyenler varsa, Suzy-MissA, TaecYeon ve Wooyoung-2PM, Eun Jung-T-ara grubunun bir üyesi. Dramada ayrıca Ailee'de rol alıyor.İlk izlediğim zamanlar farkına varmamıştım fakat daha sonraları Ailee'nin farkına vardım.

 Gerçekten eğlenceli bir drama.Ayrıca gerçekten gerçek hayatta umudumuzu kaybetmek üzereyken izleyip kendimize çeki düzen vereceğimiz dramalardan.Hani şu izledikçe güç bulduklarınızdan...Lafı uzatmayacağım.Güzel bir drama o yüzden öneririm.*Hoş hala izlemeyenler var mıdır bilmiyorum da...*

Dramanın sevdiğim OST'ları;

Ve akılda kalan sahneler...

 


 

*Bu Dream High 2'den bir sahne ama burayada koymak istedim.Geçmiş sezondan bir sahneyi tekrar canlandırırlarken...*









Tüm oyuncularıyle ilk defa karşılaştığım bir drama daha...2011 yapımı, 16 bölüme sahip olan Manny;


Manny, yani 'Dadı' evet evet doğru duydunuz aslında erkek dadı anlamında kullanılan bir kelime :) Seoul'de  en çok aranan çocuk bakıcı dadımız, Lee Han; bir gün iki çocuk annesi Seo Do Young'un evine çocuklara bakmak için işe girer.Tabi devamı çorap söküğü gibi gelir.Bizde eğlenceyi izleriz.Bu dramada o kadar ahım şaham bir şey yok.Çok önererir miyim?hayır.Çerezlik dramalardan.Hani şu çok zorda kalınca izlemelik.Fakat dramada asla unutulmayacak bir sahne var ki...Anlatamam.Gerçekten.Anlatmıycam.Onun yerine siz kendiniz izleyin derim.^^




 

Akılda kalan tek sahne o evlilik teklifi.Dramayı izlemediyseniz pek anlam veremeyebilirsiniz ne diyor bu diye ama izleyince anlarsınız ^^




Bu postlukta bu kadar.Sonraki postlarda görüşmek üzere:))